12-13 AĞUSTOS ERCİYES DAĞI TIRMANIŞI – ETKİNLİK RAPORU

18:30    Otobusle Fethiye gajından hareket  ettim. Burdur ,Isparta,Konya;Ereğli,Nevşehir üzerinden sabah 9 da Kayseriye vardım..

Saat 9:00 ‘da Ankara’dan  gelen katılımcımız ile buluştum.

10:00     Kayseri’den ayrıldık ve Hisarcık yolu Develi güzergahı üzerinden Erciyes’e doğru yola çıktık.

11:00    Erciyes Kayak Merkezi’ne ulaştık. Erciyes Jandarmaya gidip daha önceden hazırlamış olduğumuz  Tırmanış katılımcı listesi ve kimlik bilgilerini içeren belgemiz ile kayıtlarımızı yaptırdık.

12:00    Telesiyeje  grup indirimiyle Gidiş/Dönüş Kişi Başı  15 YTL ödedik.

12:30    Telesiyejle Erciyes Dağı Tekir Yaylasına hareket ettik.

13:15     Telesiyeje uzaklığı 10 dakika yürüyüş mesafesinde olan Çobanini denilen ve etrafı taşlarla çevrili olan kamp alanına  çadırlarımızı kurduk. Kamp alanına toplam 10 çadır kuruldu. Kayseri’de hava sıcaklığı 12-13 Ağustos itibariyle  gündüz 36-37 Derece , gece ise 15 Derece civarındaydı. Gündüz devam eden sıcak hava yerini gece serin havaya bıraktı. 10:00-10:30 arası meteor yağmurunu izledikten sonra uyuduk.

01:00   Gece 01:00 ‘de kalktık, kahvaltımızı yaptık. En son hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra 02:38’de Kamp alanımızın sol tarafında kalan Sırt Rotasını izleyerek 19 Kişi yola çıktık.

06:15   İkinci tepeyi aştıktan sonra kahvaltı için mola verdik.

08:30    Dik iki tepeyi daha geçtikten sonra  büyük kaya bloğunun altında  mola verdik.

09:00    Hörgüç kayanın olduğu mevkiye ulaştık. Ekibimizdeki  arkadaşlarımızdan bazıları geri döndüler.

10:00    9 katılımcı ile birlikte Hörgüç Kayanın altını dolanarak Zirve rotasına girecek şekilde yürüyüşümüze devam ettik. Zirve Rotasının eğimi oldukça dikleşmişti ve zemini kaygan toprak yapısında ayakta durmak oldukça zordu.

11:30   Eğimi oldukça dik olan parkurun bitimindeki düzlük alanda 5 dakika mola verdikten sonra yürüyüşümüze 10 dakika daha devam ederek 11:40 ‘da 3890 m. olan Erciyes Dağı küçük  Zirvesine ulaştık. Zirvede hava oldukça güzeldi.

   12:00   Ankara gurubundan Orhan’la birlikte 16 metrelik kulenin olduğu esas zirveye doğru hareket ettik. Diğer ekip üyeleri küçük zirvede kaldı.Oldukça zor ve dik,sağ tarafı buzul,sol tarafı uçurum olan sırtan geçerek esas zirvenin bulunduğu tepeye geçtik.önce oradaki mağarada fotoğraf çektirip, sabit hattan kule zirvesini tamamladık.  Buradaki zirve defterine katılımcıları ve düşüncelerimi yazdım. Zirveden federasyon başkanı sayın Alaattin Karacayı arayıp zirve bilgisini verdikten sonra kuleden indik.

13:15   Geldiğimiz Dik Çıkış Zirve Rotasını kullanarak inişe geçtik. Çarşaklı olan zemini kullanarak Hörgüç Kayanın altına geldik.

14:05   Hörgüç Kayanın altına geldiğimizde iniş için  Nesrin Topkapı Rotasını kullanarak inişe geçtik. Bu rota Hörgücün hemen altından başlayan bir patikadır. 

15: 00  Vadiye indikten sonra 10 dakika mola verdik ve önümüzdeki dere yatağını takip ederek su kanalına ulaştık.

15:30   Su Kanalından buz gibi akan soğuk sudan içtik ve kanalı takip ederek araba yoluna ulaştık.

17:00   Araba yolundan yürüyüşe devam ederek kamp alanına ulaştık. Su kanalı bulunduğumuz Kamp alanına araba yolunu izleyerek yaklaşık 40-50 dakikalık  uzaklıktadır.

17:15   Kampımızı toplamaya başladık.

15:30   Kamp alanından  ayrılıp telesiyeje yürüdüm.19 daki otobüse yetişmek için Ankara grubundan ayrıldım.

19: 00 Kayseriden ayrıldım.Kayseri’ye döndük.

     Zirve Yapan Katılımcıların İsimleri

       Seyran SUCU

      Orhan ÖZTEMEL ( Ankara’dan katıldı)

   Küçük   Zirve Yapan Katılımcıların İsimleri :

            Behiye Serap SEVDİK

            Cengiz TAÇYILDIZ

            Cem AYRANCIGİL

            Elif ÇAVDAR

            Şükrü ÇAVDAR 

            Metin GÖKÇE

            Emine FAYDAOĞLU

            Ekspedisyona Katılan Katılımcıların İsimleri  :

            Sumru KARAKULLUKÇU

            Leyal KARAKULLUKÇU

            Nur KELLECİ

            Sinem TAÇYILDIZ

            Ceren KINAY

            Evren ÖZGÜR

            Meriç EREL

            Yakup EREL

            Semiha  KESKİN      

            Barış KOÇAK

                                                             ERCİYES DAĞI

         Yüksekliği: 3917m.

         Tipi: Volkanik.

         Bulunduğu il: Kayseri.

         Çıkış yolları: Hacılar, Hisarcık.

          Kayseri İli’nin 20km. güneyinde 4.zamanda sönmüş bir volkan dağı olan Erciyes Dağı’nın ismi, Ahmet Nazif Efendi’nin Mir’at-ı Kayseriyye’sinde anlatıldığına göre eski Göreme hattının (Kayseri, Sivas yönü) Kapadokya krallarından birisinin oğlu olduğu târihi rivâyetlerde peygamberlerden “Circis” aleyhisselâma nispet edilerek Circis kelimesinden veya Rumca beyaz anlamına gelen “Erkiyos” tan türediği tahmin edilmektedir. Anadolu’da Kayseri İli çevresine yerleşen Türk boylarından Koman’lar, Erkat’lar, Ercas’lar ve Müşkil’lerin isimlerinden de bahsedilir.  Koman’ların Komana ismiyle anılan şehirlerini kurmuş oldukları gibi Erkat’ların da Erkilet’i kurdukları ifâde edilmektedir. Ercas’lar ile de Erciyes arasında bir bağ kurulmaya çalışılır ve eteklerinde akan meşhur Müşker Suyu’nun ismini Müşkil’lerden almış olabileceği belirtilir. Bir başka kaynağa göre de, dağın zirvesine çıkan yol üzerinde ki Tekirderbent Köyü’nde bulunarak Kayseri müzesi’ne götürülen Hitit (Eti) hiyeroglif kitâbesinde Orta Anadolu’nun en yüksek dağı olarak geçen dağın ismi “Harkasos” şeklinde yazılı olup beyaz dağ anlamına gelmektedir. Bu ismi eski Grek ve Roma’lılar “Argaios” olarak yazmışlardır. Erciyes Dağı 3917m.lik yüksekliği ile İç Anadolu bölgesinin birinci, Türkiye’nin 5. büyük dağı unvânına sâhiptir. Târihte Erciyes Dağı; Erciyas, Erciyaş olarak da isimlendirilmiştir. Dağın doğusunda 2628m.lik Koç dağı, kuzeyinde ise 2423m.Beyyudu, 2509m.Barut Dağı (Lifos) ve 2909m.Oğlakkıran gibi tepeler mevcuttur.

         Yerli halkın çobanları, avcılar ve Osmanlı imparatorluğu’nda ki gezginlerin tırmanış kayıtları olmadığından ne yazık ki Erciyes Dağı’nın ilk çıkışı, 1837 senesinde W.J. Hamilton’un yaptığı tırmanış olarak kabûl edilir. İlk Türk tırmanışı ise 28 Ağustos 1924 târihinde “Miralay Cemil Cahit Toydemir” tarafından gerçekleştirilmiştir. Zirveye ulaşmak için Hacılar üzerinden gidilen yol, Aksuyurdu üzerinden 2800 metre râkımdaki Sütdonduran yaylasına varılır. Gece burada yapılan konaklamadan sonra 3917m.lik zirveye görülen yol üzerinden ulaşılır. Hisarcık yolu ise, Kayseri şehir merkezinden Develi ilçesine giden yol takip edilerek, 2215m.lik oteller mevkiinden itibâren sol tarafta görülen sırt boyunca ilerlenilir ve Hörgüç kayanın altından geçerek zirveye ulaşılır. Oteller mevkiinden itibâren sırt solda kalacak şekilde çanağın içinden Şeytanderesi yoluyla da zirveye ulaşmak mümkündür. 2770 metredeki kayak telesiyejinin en son noktasından sonra kamp yeri olan 3000 metre yükseklikteki Çobanini’ne kış şartlarında yapılan bir yürüyüşle yaklaşık 2,5-3 saatte varılır. Zirve tırmanışı genellikle Çobanini’nden sonra mola taşına kadar 1 ilâ 1,5 saat sürer. Mola taşı tam olarak Şeytanderesi’nin ağzındadır. Buradan itibâren küçük zirve için yapılan tırmanış yaklaşık 2,5-3 saatlik ciddi bir zaman alır. Kış mevsiminde Şeytan deresinde yüksek seviyede çığ tehlikesi riski vardır. Bahar aylarında ise taş düşmeleri yüzünden ( bilhassa Mayıs, Haziran aylarında) kask kullanılması gerekir. Kamp alanı Şeytanderesi’nin hemen altına kurulabileceği gibi çanakta herhangi bir düzlükte de olabilir. İnce kanallarla vâsıtasıyla eriyen kar suları toplamaya çalışılarak yazın 2800m.lerde  su tedariği yapmak da mümkündür. Dağın kuzey yönünde 700 metrelik bir buzul, Kayseri yönüne doğru uzanır. Yaz mevsiminde çobanların taşlardan yaptıkları barınaklar rüzgârsız bir gece geçirmek için ideal yerlerdir. Sırt rotası üzerinde de kamp yerleri mevcuttur, fakat gün içindeki rüzgâr gece fırtınaya dönüşerek çadır patlatabilir. Kötü hava şartlarında çadırdan uzaklaşamayacağınız durumlarda su sorunu sırt rotasında daha fazla artar. Buradaki kamp yerleri zirve dönüşünü sırt rotasından gerçekleştirirken kötü havaya yakalananlar için daha iyidir. Mecit Hoca‘nın çığ altında kalarak hâyâtını kaybettiği Şeytanderesi yolu ise diğer rotalara oranla daha diktir. Kış mevsiminde Türkiye’nin en tehlikeli dağlarından biri olan Erciyes Dağı’nda bir kış tırmanışı için, çığ eğitimi almış olmanın da faydası vardır. Zirve, Karlıboyun olarak isimlendirilen bir sırt ile büyük ve küçük olmak üzere iki bölüm hâline gelmiş olan, birbirine çok yakın iki kayalıktan meydana gelir. Büyük zirve çürük kaya yapısı ile küçük zirveye oranla daha tehlikeli olduğundan küçük zirveye yapılan tırmanışlar, zirve olarak da kabûl edilebilmektedir.

            Türkiye’nin üçüncü Ortaanadolu’nun en yüksek dağı olan Erciyes, uluslararası kış sporları merkezi konumundadır. Kayak ve dağcılık için son derece elverişli pist ve kulvarların yer aldığı Erciyes’te son yıllarda yapılan çalışmalarla modern konaklama yerleri inşa edilmiştir. 24 saat hizmet veren tesislerin yanı sıra ulaşım için yollar sürekli açık tutulmaktadır.

            Kayseri İl merkezine 25 km uzaklıktaki Erciyes dağının 1800 ile 3 bin metre arası yükseklikleri dağ ve kış turizmi açısından önem arz etmektedir. Uludağ ve Palandöken Kayak Merkezlerine rakip olabilecek bir potansiyele sahip olan Erciyes Kış Sporları Turizm Merkezi; 19 Nisan 1989 tarih ve 20144 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23 Mart 1989 tarih ve 89/13900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uluslar arası kayak merkezi olarak ilan edilmiştir.

            Kayak mevsimi 1 Kasım-1 Mayıs tarihleri arasında beş aylık oldukça uzun bir süreyi kapsamaktadır. Kar kalitesi iyidir. Kayak pistleri yüzde 30-10 arasında değişiklik gösteren eğime sahiptir. Çeşitli disiplinlerde kayak yarışmalarına imkan tanımaktadır.

Halihazırda, kayak merkezinde, kayak pisti bitiminde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından kiraya verilen 3 Yıldızlı Dedeman Oteli (106 yatak) ve Özel ACE Pansiyon (20 yatak), Grand Eras Erciyes Oteli (130 yatak) ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün (120 yatak), Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (98 yatak), Silahlı Kuvvetler (42 yatak), Posta-Telgraf İşletmesi Genel Müdürlüğü (60 yatak), Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (96 yatak) ve DSİ Genel Müdürlüğü’nün (207 yatak) dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Günübirlik tesis olarak Hisarcık Belediyesinin yaptırmış olduğu kafeterya hizmet vermektedir.

            Ayrıca kayak pisti yakınında, 3000 metre uzunluğunda 1250 kişi/saat kapasiteli telesiyej, 1500’er metre uzunluğunda 2 teleski ve 3 adet baby-lift mevcuttur.

Erciyes dağcılık ve buzul tırmanışları yanısıra, yaz aylarında tracking parkuru olarak da kullanılmaktadır.
            Son yıllarda geleneksel hale dönüştürülen Kar Taneleri Şenlikleri’yle müzik, eğlence ve sporun bir araya getirildiği Erciyes, doğal ortamlarda yaşayan yaban atlarıyla da ünlüdür.

            Erciyes’in yer aldığı bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır. Ancak, bu bölgenin kimi kesimlerinde yer yer çalılıklar ve nemli yerlerde meyve, kavak ve söğüt ağaçları da görülmektedir. Erciyes’te 1500-1600 metreye dek çıkan bozkır bitki örtüsü, yerini daha sonra 2500 metreye ulaşabilen dağ bitkilerine bırakır. Erciyes’in bundan sonraki yüksekliklerinde ise yüksek dağ bitkileri yer almıştır.

           Kayak pistinin de yer aldığı Tekir Yaylası, kışın olduğu kadar, yazın da inanılmaz güzellikteki doğal yapısıyla ilgi çekmekte, piknik alanı olarak da hizmet vermektedir.

Tekir Yaylası ve çevresinde yaz aylarında kurulan yaylalar ve yörede elde edilen Tekir balı yine Erciyes’in vazgeçilmez güzellikleri arasında yer almaktadır.

Ulaşımın son derece rahat olduğu Erciyes, güzelliklerini ziyaretçilerle her mevsim paylaşmaktadır.

Kaynak : http://www.kayseri.gov.tr

http://www.geocities.com



Bir cevap yazın