BİR “SUR” RÜYASI

Tarih :  20 -03.2008

Yer :  BABADAĞI / FETHİYE

Rota :  BÜYÜK KUZEY ÇARŞAĞI (Bundan böyle  “sur kulvarı” diye anılacaktır)

Tırmanış Süresi : 5 saat zirve 3 saat geri dönüş toplam 8 saat

Amaç : BÜYÜK KUZEY ÇARŞAĞI İLK KIŞ TIRMANIŞI

Ekip Lideri :  NAİM SUR

Katılanlar NAİM SUR, SEYRAN SUCU, TONY DELMAİSTRO

Malzemeler : baton, tozluk, kazma, krampon, ip, çekiç, sikke ,emniyet kemeri , karabina

Rapor : Uzun zamandan bu yana ne zaman Naim abiyi görsem kafasını evinin tam karşısında duran devasa Babadağı Kuzey Çarşağına takılıp gidelim be gidelim diyordu.  Aslında iki hafta önce gitmeyi planladığımız halde  Tony ‘nin İtalyaya gitmesi ile tırmanışı  erteledik. Tony’nin dönüşüyle birlikte  Cuma günü yola çıkmak üzere sözleştik. Perşembe öğleden sonra Naim abiyle yaptığımız keşif gezisi ile kulvara en iyi nereden ulaşacağımızı belirledik. Marmaristen gelen Tony gece bende kaldı. Cuma sabahı saat 04.00 da uyandık. Hazırlıklarımızı kontrol edip Ovacığa Naim abinin evine hareket ettik. Saat 05 te Naim abinin evinde bizi inanılmaz güzel bir “Nurten Sur geleneksel dağ öncesi kahvaltısı”  bekliyordu. Oda Naim abiyle beraber kalmış ve bize harika bir kahvaltı hazırlamış.  Bu güzel kahvaltı ile keyfometrelerimizi  tavan yaptırıp saat 06.30 da dağa doğru yola çıktık. Saat 07.05 te arabamızı kitlemiş 1100 metreden yola koyulmuştuk. Dik bir çıkış ve yan keserek   dağın ana üst kütlesine ulaştık.  Farklı iki tane çarşak geçip bir geçitten  kulvarın altına ulaştığımızda saatlerimiz 09 u gösteriyordu. Kulvar sert karla dolu olduğu halde naim abi ile bir çığ değerlendirmesi yapıp  kraponlarıımızı giydik.  Önceleri 45 derecelik bir eğimle başlayan kulvar gittikçe daralıp dikleşti.  Arkamızdaki harika manzara ise bize sürekli moral depoladı. Tony sürekli resim çekti.  1700 zirvesinin 50 metre aşağısındaki  kilit noktasına geldiğimizde ise bayaa yorulmuştuk. Naim abinin önerisi ile ikinci bir mola verip sıcak kahvelerimizi yudumladık. Kilide önce ben girdim. Kilidin ortasına geldiğimde ise artık geri dönmek çok tehlikeli bir hal almıştı. O an yanımda beliren “yusuf’a“ aldırmamaya çalışarak frot point krampon tekniği ve kazma yardımıyla dik kulvar tırmanışını tamamladım.Naim abi ve Tony ise diğer bir kilit noktası olan setli bölümü aşmak  için uğraşıyorlardı. Yukarıdan ip atıp pskolojik destek sağladıktan sonra  saat 12 de 1700 paraşüt tepesinin yanındaydık. Birbirimizi kutladık. Sonrada naim abinin yanında getirdiği lavaş,pastırma ve dil fümeyi afiyetle yedik.

Tony nin italyan ekmeklerine elimizi bile sürmedik.

Saatlerimiz 13.15 i gösterdiğinde hayli kolay bir iniş olacagını düşündüğümüz  Babadağ zirve paraşüt yolundan inmeye başladık daha 100 metre bile gitmeden ilk dönemeçte çığa hazır bir kulvar silsilesinin bizi beklediğini gördük.  Kaç tane olduğunu sayamadığım sayısız çığ kulvarlarından gözlem yaparak aralıklarla tek tek geçtik. Çıkarken bu kadar tedirgin ve gergin olmamıştık. Sessiz bir şekilde ilerleyerek mangır gediğine geldik . ondan sonrası rahat bir iniş. Tekrar naim abinin evine geldiğimizde saatlerimiz  16.00 i gösteriyordu.

Bu arada Tony grubun adını “tırmanan pençe “ koydu.

Bu tırmanışın anısına ben artık bu kuvara “sur” kulvarı diyorum. Rüyan ve kulvarın hayırlı olsun abicim. İyiki varsın,iyiki varsınız.

Seyran Sucu

Bir cevap yazın