ZOR

Zor…Oysa ki ben hep zoru sevdim , ama bu çooook zor.
Ben olamamaktan bahsediyorum anlasana.
İnsan bir hayalin büyüsüne kapılınca böyle oluyormuş meğer ki. 
Geç anladım, kimbilir belki de biliyordum ama görmek istemiyordum. 
Evet doru bildin kaçıyordum yine. Ne kolay dimi söyleyivermek
Sevgiye , aşka susamışlık böyle bir şey olsa gerek 
Bizi içimizden ta yüreğimizden kavuran. Hangimiz susamadık ki aşka, 
Hangimiz beklemedi ki, hesapsız sımsıcak bir kucaklamayı. 
Oysaki gırtlağımdan çıkan kelimeler gök kuşağı gibi
Ne yazik ki sen (siz mi demeliydim yoksa) bunu duyamıyorsun,duyamıyacaksın. 
Galiba en hassas, en zayıf yanım aynı zamanda bir o kadar da sevdiğim yanlızlık. 
Bazen dayanılmaz dipsiz kuyularda ,en kuytu zulalarda yaşadığım ,
Bazende alanen sokak ortasında yaşar gibi yaşadığım kutsallık.
Henüz küçüçük bir çocukken hangimiz korkmadık ki yanlızlıktan?
Yanlızlığımız kaybolsun diye “tanrı her yerdedir” demediler mi sizede?
Ta o yaşlarda öğrendik göremediklerimizle yaşamayı, görmeden aşık olmayı.
Hayalden dostlarımız, hayalden öcülerimiz oldu bizim hep. 
Hayalden evciliklerimiz ve hayalden yaşantılarımız hep oldu. 
Bunlar kimsenin dokunamadığı ve asla dokunamayacağı kutsallarımızdı hep.
Büyüdük, şimdi de sanal arkadaşlıklar sanal dostluklarımız oldu
Dijital dostluklar dedim ben buna . Kulağa ne hoş geliyor di mi “dijital dostluk”.
Oysa ki benim hep içimi yaktı bu kelimeler.
Bir kez bile yüzünü görmediğin ,bir kere bile sesini duymadığın 
Bir kere bile omzunda ağlamadığın , 
Asla gerçek kahkaha sesini duymadığın birileri arkadaşın, sırdaşın, dostun oluverdi.
Bir tek kabul et tuşuyla alıverdik onları yaşamımızın ortasına
En mahrem sırlarımızı paylaştık
En güzel resimlerimizi paylaştık onlarla 
O resimlere aşık olduk o resimleri beğendik
Hatta yetmedi çok beğendi butonu istedik yalakalık için:))
Sonra bir sabah baktıkki bunların hepsi hayalden oyuncaklar,
Beğendiğimiz resimler, Kopyala yapıştır laflar, sanal dürtmeler
Yorulduk, yanlızlaştık. İnternete hapsettik kendimizi ,dostluklarımızı
Yorulduk hep beraber…Yorulduk yazılacak bir satırı beklemekten
Yorulduk sevgi kırıntısı çıkarmaktan yazılacak her hangi bir kelimeden 
Ne güzel söylemiş orhan pamuk “bir gün bir kitap okudum hayatım değişti”
İnsan evladıda böyle bir gün gecenin bir vakti birisiyle tanışıyorsun hayatın değişiyor. 
Ama işin kötüsü ne biliyormusun dijital arkadaşım:
Değişen hayatının hiiiiiiç bir önemi olmuyor, sen değiştiğini sanıyorsun
Hayaller kuruyorsun, seni seviyorum diyorsun mesela .
Oysa ki sevdiğinin gözlerinin taaaa içine bakmadan söylenen seni seviyorumum ne anlamı olabilir ki? 
Ne kelimelerin rengi var ne de sevginin ıspatı bu platformda.
Ben hep derim ki yaşam bir patikadır.
Kendi patikanda yürürken bazen bir başkasının patikası ile keşisir patikan 
Bir süre beraber yürürsün bu yaşam patikasında sonra birde bakarsınki patikalar ayrılmış. 
İnatla ısrar edersin onun patikasında yürümeye. 
Oysa ki yaşam sana öğretmiştir, bir başkasının patikasında yürüyorsan asla sen olamazsın. 
Bazen bir hayalin peşine takılırsın ve yürümeye başlarsın başkasının patikasında…. 
Sonuç mu patikanın senin olmadığını anladığın anda kalakalırsın öylece bok gibi. 
Bocalarsın, şayet nereden geldiğini biliyorsan kolayca bulursun kendi patikanı yeniden
Ya bilmiyorsan… Ya unuttuysan seni sen yapan değerleri?
İşin en kötüsüde ne biliyormusun geri dönülemeyecek kadar ilerlemiş olman senin olmayan patikada. 
Biliyorum hemen suçlamayın ya da açıklama yapmayın 
Kimse demedi gel patikama diye.. ama öyle hoş görünüyorduki patikalarınız dayanamadım.
Kendi patikamın güzelliğini göremedim. Aldattım patikamı patikanızla 
Ama zamanıdır sanırım dönmenin , kendi patikamda yürümenin yeni gerçek dostluklara…

Seyran SUCU Fethiye 2011

Bir cevap yazın